Ana Menü
Kayseride Hava
Son Şiirler
|
|
Anasayfa
Ziyaretçi Defteri Ziyaretçi DefteriDeftere Yaz
Vedat TATAR
03 Eylül 2010 14:22 |
Antalya 'da BÜYÜK BULUŞMA Çorum'a bağlı KUŞSARAY-GÖKÇAM-KÖRÜCEK-MİSLEROVACIĞI, Kayseri- Felahiye ilçesine bağlı ACIRLI köyü, KARAÖZÜ ve ÇEVRESİ Köylerinden göç etmişlerdir. Son yıllarda göç eden köylerimiz ile KARAÖZÜ,KARPINAR-İĞDELİ-YERLİKUYU-KALEKÖY KIZILPINAR KADILI-EBULHAYIR ve BURUNVİRAN dan oluşan çevre köylerimizin Ankara da yaşayanları olarak derneklerin etkinliklerinde buluşulmuş ve tanışılmıştır. Bu toplantılarda tüm hemşehrilerimizin bir dileği vardı; Yöremizin bugünü ve yarınının her açıdan değerlendirileceği bir toplantı yapılmalı ve kesinlikle sorunları tartışılmalıdır, Siyasi örgütlülük-yerel bazda derneklerin birleştirilmesi, Radyoları-İnternet Siteleri ve süreli yayınlarımızın( ŞAHRUH ve KUŞSARAY Dergimiz) birleştirilerek tek ses olması gündeme alınmalıydı diye hep düşünmüşüzdür. Kısır döngü içindeki köy dernekçiliğine kısır çekişmelere ve de hiç bir alanda sesimizin duyurulmamasına açıkçası üzülüyorum. Yöre insanlarımızın da benim gibi düşündüğünü sanıyorum. Sayıca az olmadığımız gibi başarılı insanlarımızın iyi konumlarda olmalarından dolayı da şanslıyız. Şu anda Türkiye'deki ekonomik olarak güçlü sayılabilecek büyük kuruluşların (Holdingler-Sanayii Kuruluşları) üst düzey yöneticileri başarılı insanlarımızca temsil edilmektedir. Bizlerin bunlardan hiç haberi yokmuş gibi davranmamız yöremize yapılabilecek en büyük kötülüktür. Yöremizde üniversite kazananların yanı sıra, derece yaparak en iyi üniversiteleri bitirenlerle tanışıklığımız hemen hemen yok gibi. Gençlerimiz birbirlerini tanımıyorlar. Üzülerek söylemeliyim ki; Bizlerin de bu konuda onları tanıştırmak-kaynaştırmak gibi bir etkinliğimiz ve çabamız da yok. Yöre insanlarımızın yazarları-çizerleri uluslararası üne kavuşmuş Şairleri ve her alanda başarılı beyin gücümüzü tanımak-tanıştırmak ve tespit etmek gerekmektedir. İşadamlarımız, küçümsenmeyecek kadar büyük işlere buluşlara- üretimlere damgasını vurmaktadırlar. Ancak bu üretimin ve kazanımların yöremize hiç katkısı olmamaktadır. Katkı sunmak isteyenleri de yüreklendireceğimize, ötelemeye çalışmaktayız. Bizler, yıllardır siyasette kullanılan oy deposu olduk. Ne acıdır ki biz seçtik ama hiç seçilmeyi beceremedik. Ya da seçilenlerimiz kendi çabaları ile başka yörelerden seçildiler. Bu seçilmiş insanlarımızla da iyi iletişim kuramadık, onların seçilmesinde etkimizde olmadı. Onlardan yararlanamadık. Laik Cumhuriyetten yana olan etkin derneklerde (ADD- ÇYDD) bireysel olarak kayıtlarımız var. Ancak bu derneklerde hiç güç olamadık, yönetimlerinde bulunamadık. Bazı istisnaları saymazsak, yönetimlerine aday olma cesaretimiz bile olmadı. Ülkemizin her yöresinde bireysel de olsa siyasette varız. Hiçbir belediyemize bir yöre insanı yerleştiremediğimiz gibi, o belediyelerde çalışanlarımızın yükselmesine de katkı koyamadık. Hiçbir insanımız belediyelere ait ne bir dernek yeri alabildi ne de belediyelerin olanaklarından diğer yöreler gibi yararlanabildi. Daha üzücü olanı da; yöremizden kişisel çabaları ile Belediye Meclis Üyesi- İl genel Meclis Üyesi olanlar hariç, örgütlenerek bir insanımızı bu görevlere getirme başarısını da sağlayamadık. Bir şekilde bu görevlere gelenleri de kollamak ve bir kaç kişi daha bu görevlere getirmek ve de desteklemek için güç olamadığımız gibi, engellemeye varacak davranışlarda da bulunduk. Köy Enstitülü öğretmenlerimizin ve Cumhuriyetin ilk yıllarında yaşayan atalarımızın mirasını tükettik. Onların yor yoksul hallerindeki başarılarına eşdeğer bir yükselme ve ilerleme gösteremedik. Günümüz Türkiyesinde eskisi gibi kürem kürem polis-hemşire-öğretmen-trenci olamıyoruz. Bir kaç üniversite bitirmiş gençlerimiz bile iş olanağı bulamıyor. Kısacası siyasi iktidar bizleri yok sayıyor. Tarımımız bitmiş, yörelerimizde meyve-sebzecilik ve hayvancılık sona gelmiştir. Artık dur demenin, bu sorunu birlikte çözmenin zamanı geldi de; geçiyor bile& Bu girdaptan kurtulmanın çözüm yollarını bir an önce bulmalıyız. Federasyonlarımızla-Derneklerimizle, yazılı süreli yayınlarımızla, İnternet âlemindeki sitelerimizle-radyolarımızla, yurtdışında yaşayanlarımızla, Genel Müdürlerimiz-Bürokratlarımız ve Akademisyenlerimizle kısaca toplumumuzda ben varım diyebilenlerimizle bir araya gelip tartışmalı-birleşmeli yöre ve sarsılmaya çalışılan Cumhuriyetimiz için doğrularda buluşmalıyız& 25-26 Aralık 2010 tarihinde kültür etkinliklerinin şehri Antalya'da yöremizin tanıtılması gerekir. Neden Antalya? Neden 25-26 Aralık 2010? Antalya Uluslararası Kültür etkinliklerinin yapıldığı bir şehir. Bu nedenledir ki; Yöremizin basında yer alması ve uluslararası bir platformda tartışılır olması önemlidir. Tarihlerine gelince de; Yurtdışındaki temsilcilerimizin bir çoğu bu tarihlerde Antalya'ya gelmektedirler. Yani AB ülkelerinin NOEL tatili olması nedeniyle orada yaşayan eş-dost akrabalarımız izinlidirler. 25-26 Aralık 2010 Cumartesi ve Pazar günü yurtdışında yaşayan dernek temsilcileri, toplumda tanınan yazar-çizer, sanatçı ,internet sitesi ve radyo temsilcisi ya da gelebilecek tüm insanlarımızı "KARAÖZÜ ve ÇEVRE KÖYLERİ, Yöremizden 240-250 yıl önce ayrılıp ÇORUM'a göç eden KUŞSARAY, GÖKCAM, MİSLEROVACIĞI, KÖRÜCEK ve Kayseri-ACIRLI yerleşkelerinde yaşayan akrabalarımız, Belediye Başkanlarımız- Muhtarlarımız, yerel yöneticilerimiz gelmek isteyen herkesi ANTALYA da bir etkinlikte buluşturmak istencim ve önerimdir. Yöremizin yıllar önce yazılarıyla tanınmasını sağlayan, Antalya da yaşayan Fikret OTYAM ile söyleşi, Gökçam köyümüzden Prof. Dr. Veli SAPAZ hemşehrimizin de katılacağı bir sohbette, YÖREMİZİN dünü, bugünü ve yarını, Sivil Toplum Örgütlerimizin durumu konulu bir panel ayrıca da bir resim-karikatür sergisi düzenlemek de önerimdir. Antalya da yaşayan tüm köylerimizin insanları ile buluşulmalı-tanışılmalı, türkü tadında bir gece geçirilmeli Yerel sanatçılarımızdan Kadim Dostu, Sarp ÖZTÜRK'ü ve Hurşit HAS (Kuşsaraylı), Almanya'da Caner BAL'ı Tanju DUMAN ve Leman ÖZDEMİR ve grubunu, hatırlayamadığım yöre sanatçılarımız da getirilmeli. Çorum da Kuşsaray'dan çizerimiz UĞUR PAMUK dostumuzun eserlerini ve ismini hatırlayamadığım( Soyadı, KOLUKISA)bir bayan arkadaşımızın resim sergisini ilgiyle izledik. Bu dostlarımızla birlikte yöremiz insanlarından bu tür yeteneği ve eserleri olan sanatçılarımız da etkinlik için davet edilmeli, bu etkinliğimize renk katmaları sağlanmalıdır. Antalya Abdal Musa dernek başkanı BURCİN kardeşimizin Burunviran köyünden olduğunu duyuyorum, Atatürkçü Düşünce Dernek Yöneticilerini ve de Antalya daki çağdaş derneklerimizin yöneticilerinin de katılacağı bir etkinlik olabilir mi; Düşüncesi şimdiden bana heyecan veriyor ... Tüm dostlarımızın da bu etkinliğe heyecan katacak önerilerini bekliyorum. Bu etkinliğe maddi katkı sağlayacağına inandığım, isminin burada açıklanmasını istemeyen, yüreği yöresi için çarpan dostlarımızın da olduğunu hatırlatmadan geçemeyeceğim. Belli mi olur! İçimizden Antalya daki yemekli gecemizin ederini karşılayacak bir ya da birkaç yöre dostu çıkacaktır.Bunca yıl siyasette aktif olan bazı dostlarımız Genel Başkan- Genel Sekreter düzeyinde gecemize katılımlarını sağlayarak basında yeralmamıza katkı sağlayacaktır. Hatta maddi katkı sağlayanları da olacaktır. Antalya da yaşayan yöre insanlarımızdan birileri çıkacak, organizemize önderlik edecektir. Ev sahipliği görevini üstlenerek orada yaşayan dostlarımıza bu etkinliğimizi duyuracaktır. Yöre İnsanımıza çok güveniyorum. Haydi dersek başaramayacağımız- üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorun yoktur. Yazarlarımız-Şairlerimiz-Ozanlarımız-Çizerlerimiz . Süreli yayınlarımızın Yayın Kurulu başkan ve Üyeleri. Yerel Yöneticilerimiz olan Belediye Başkanlarımız, Belediye Meclis Üyelerimiz-Muhtarlarımız, Azalarımız. Ankara-Çorum-İstanbul-İzmir-Mersin-Kayseri-Yurtdışındaki tüm yöre adına kurulmuş Federasyonlarımızın ve Derneklerimizin Başkanları ve Yönetim Kurulu Üyelerimiz. İnternet Sitelerimiz ve Radyolarımızın kurucuları ve sunucuları. İşadamlarımız. Bürokratlarımız-Akademisyenlerimiz, Genel Müdürlerimiz, Laik Cumhuriyetten ve ATATÜRK çizgisinden ödün vermeyen siyasi Partilerimizin Temsilcileri, Tüm sivil toplum yöneticilerimiz ; Yöremizin güzel insanları davetlimizdir, diyebilmeli& Bu etkinliğe sahip çıkmalı. Bu etkinliğimizin nasıl olacağı konusunda öneri ve katkılarınızın olacağını biliyor ve bekliyorum. Ve diyorum ki: HAYIR da HAYIR vardır. Umarım 12 Eylül de de HAYIR çıkacaktır. Yöre insanımız HAYIR ı sever. Hadi HAYIR lısı Saygılarımla. Eğitimci Vedat TATAR İletişim: vtatar@gmail.com, tel: 0533 735 09 00- 0312 420 60 58
Vedat TATAR
30 Ağustos 2010 09:03 |
GEÇEN SENE DE YAZMIŞTIM. YİNE ÜZÜLDÜM, UYARMAK VE YAZMAK ZORUNDA KALDIM Vedat TATAR 30 Ağustos 2009 tarihinde saat 11:00 de turkmensitesi.com adresini ziyaret ettiğimde hayal kırıklığına uğradım. Sevgili Secati 30 Ağustos Zafer Bayramını kutlayan bir yazıyı sitenin ana sayfasına koymuş. Gururlandım ve ana sayfada tüm yöremizin internet sitelerinin isimlerinin bulunduğu çizelgedeki köy ve kasabalarımızın üzerine gelerek tıkladım. Keşke yapmasaydım. Sadece www.turkmensitesi.com, www.teneli.com ve birde Keziban hanımın sitesinde milli kurtuluşumuzun imzasının atıldığı bu büyük zaferle ilgili kutlama mesajı görmüştüm. Kendilerini de kutlamıştım. Yöremize yakışanı yapmaları da ayrıca beni umutlandırmıştı. 30 Ağustos 2010 saat 11:00 da yine turkmensitesi.com adresini ziyaret ettim ne yazık ki bu kez Secati dostum geçen sene ki güzel dizaynını yapmamış. www.karaozununsesi.com, www.igdeli.com. www.igdelininsesi.com. ve www.yediavsarlar.com sitelerimizin yöneticileri kurtuluşumuzun 88. yıldönümünü unutmamışlar. Yöneticilerinin aydın ve çağdaş insanlar olması nedeniyle bazı sitelerimizin bu önemli güne kayıtsız kalmasını içime sindiremedim. Ama sanki bizim yöremiz etnisite ile anılırmışcasına iktidarın ve dış güçlerinde desteklediği alt kimlik-üst kimlik söylemleri ile çağdaş cumhuriyetin bir kenarından da ALEVİ kökenlileri ayartarak yıkım sağlamak istedikleri oyunlara kaynak teşkil ettirilmek istendiği izlenimine alet olduğumuzu düşündüm. Ancak o arkadaşlarımızın bu düşünce de olmadıklarını da biliyor Ulusal günlerine sahip çıkmayanların dini günlerini de kutlayamayacağını benden iyi bildiklerini de düşünerek; CUMHURİYET OLMAZSA OLMAZIMIZDIR, ATATÜRK YOLU DIŞINDA ÇAĞDAŞLIK ve EŞİTLİK BİZE TANINMADI-TANINMAZ düşüncesiyle BÜYÜK ZAFERİMİZİ KUTLAYACAĞIMIZ NİCE BAYRAMLAR DİLİYORUM. 30 Ağustos 2010 Vedat TATAR
Orhan CEYLAN
29 Ağustos 2010 08:48 |
Merhaba canlar 14 Ağustos yol tv'de konuşmamı bütün canlarla paylaşmak istedim. Kendi menfaatini ön plana alan din tüccarlarının nemalanmasına fırsat vermeyeceğiz. Bu cümlemin üzerine basa basa söylüyorum......... Bizler kendi menfaatimizi değil her zaman halkın menfaatini ön planda gözetmek için yola çıktık, Pir Sultanın güzel bir sözünü hatırlatmak isterim. Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan. İnandığımız davanın peşini kirli ellere bırakmayacağımızı bir daha belirtmek isterim, Hacı Bektaşi Velinin söylediği sözünü hatırlatmak istiyorum, gelin canlar bir olalım iri olalım diri olalım. At gözlüğü takarak birilerin peşinde körü körüne gitmeniz İnsanlık onuruna yakışmayacak bir davranış, birilerinin çıkarlarına çanak tutarak, bir bardak suda fırtına koparmak çağdaş insana yakışmaz, bizler kültürümüzü yaşatmak için Hacı Bektaşi Velinin, Pir Sultanın ve Yunus Emrelerin yolunu kendimize düstur edelim. Nizipleşmek hiçbir kimseye yarar sağlamaz, ancak birlik beraberliğimizi bozar, bencil insanlara meze olmayalım, aklın yolu birdir. Bu sorun hepimizin ortak sorunu yurt içi ve yurt dışında yaşayan alevi iş adamlarını ve vatandaşlarımızı duyarlı olmaya çağırıyor, katkılarını bekliyoruz. Ayrıca 20 Ağustos ta yapılan genel kurul toplantısında beni tekrar başkan olarak seçen üyelerimize bir daha teşekkür ederim, İğdeli halkının güvenine layık olmaya çalışacağım, 30 senelik askerlik hayatımda ince hesaplar peşinde olmadım, bundan sonrada olmayacağımı bütün canların bilmesini isterim, sadece dava insanı olduğumu bilmelerini isterim, benim bu cümleleri sarf etmem yanlış olur ama yinede yazmayı gerek duydum, para benim için her zaman araç olmuştur amaç olmamıştır. Bunuda zaman geçtikçe ortaya çıkacaktır, bunları söylemek henüz erken sözlerime son verirken bütün canlara saygılarımı sunarım............. İğdeli Köyü Dernek Başkanı Orhan CEYLAN
Vedat TATAR
28 Ağustos 2010 18:45 |
NEDEN HAYIR DİYORUZ -2002 de bitirdiğimiz PKK terörünü yeniden hortlatan AKP ye HAYIR diyoruz. -Askerimizin başına çuval geçirilmesine HAYIR diyoruz. -Ananı da al-git üslubuna HAYIR diyoruz. -Milletimize açlık oğluna gemicik getiren siyasete HAYIR diyoruz. -Etnik köken açılımları ile 1000 yıllık kardeşliğimizi bozan AKP siyasetine HAYIR diyoruz. -Taksime e cami yapmak için gelip Van da klise acana ve Ruhban okuluna evet diyenlere HAYIR diyoruz. -BDP eş başkanı olup da Musul ve Kerkük ü Barzani'ye satanlara HAYIR diyoruz.. -Mavi Marmara gemisinde şehit edilen evlatlarımızı unutan AKP'ye oportünist anlayışına HAYIR diyoruz. -Şehitlerimiz ve Şehit Ailelerimiz için, geleceğimiz için AKP ye HAYIR diyoruz. -AKP 'nin tek parti darbesine HAYIR diyoruz. -AKP 'nin 8 yıllık yalan-talan düzenine HAYIR diyoruz. -AKP 'nin aldatma kandırma düzenine HAYIR diyoruz. -12 Eylül 'de 12 Eylül anayasasına HAYIR diyoruz. -Recep 'in diktesine de 12 Eylül diktasına da HAYIR diyoruz. -Yargıyı siyasallaştırmaya HAYIR diyoruz. -Değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen maddelerin değiştirilmesine HAYIR diyoruz. Vedat TATAR
Ali Naki TATAR
22 Ağustos 2010 21:16 | kayseri
Birileri benim adıma siteye girerek köyde yapılmakta olan cem evi ile ilgili birşeyler yazmışlar böyle bir yazıyı ben yazmadım.Yine birileri kendini saklayarak bizleri tartışma ortamına sürüklemek istemektedir.O tür yazıyı yazan ve kullanan zat şahsiyetsiz zavallının biridir.Bu tür konularla benim işim olmaz bilgilerinize. 400 kayıt var
Özel Arama
|
|
AnketlerRastgele ResimlerDöviz KurlarıKimler ÇevrimiçiŞuanda 15 misafir bağlıZiyaretçi Sayacı
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||














Ziyaretçi Defteri